alexa  Menu

Türkiyede eğitim – YU Öğrenciler

  27.07.2011 ,   8 yorum ,   4.086 kez okundu.

Blog sayfamın iyice görüntülü ders sitesine döndüğünü farkedip bu yazımda türkiyede üniversitede gördüğüm eğitimden biraz bahsedeceğim. Gördüklerimden, yaşadıklarımdan. Belki diyeceksiniz ki senin ne haddine türk eğitim sistemini eleştirmek ama ben sadece yabancı uyruklu öğrenci gözüyle eleştireceğim. Sonuçta burada okumaya bir hak tanımışlar bana (sağolsunlar) ve sanırım ufak bir eleştiriye hakkım var. Aslında biraz da ipucu vereceğim yeni gelen yabancı uyruklu öğrencilere kendimce 🙂

Öncelikle ilk sene türkiyeye geldiğimde çektiğim zorluklardan başlayayım gerisi gelir zaten. Laf lafı açar uzun bir yazı çıkar sonuçta karşıma 🙂 (Bu bir uyarıydı isteyen şimdiden sayfayı kapatabilir).

Efendim ilk sene geldiğimde ne kadar kardeş ülkeden gelmiş olsam da bir yabancılık oldu tabi. Sonuçta dilimiz bir dinimiz bir ama eğitim sistemimiz farklı arkadaş 🙂 Buna alışmak kendini adapte etmek gerekir.

Bu yüzden aslında hazırlık okumak gerekiyor diye düşünüyorum bir yabancı uyruklu öğrenci için. Sırf üniversite hayatına alışmak için. Ama “okumak” gerekir. Hazırlık sınıfına kaydını yaptırıp gezmelerde tozmalarda zaman geçirmek demiyorum. Çünkü gelen yabancı uyruklu öğrencilerin çoğu zaten ingilizce biliyordur. Öyle ya da böyle biliyordur.

İlk sene hazırlık okumamış muafiyet sınavını barajdan 2 puan fazla alarak geçmiş biri olarak o anda buna çok sevinmiştim 🙂 Fakat 1 sene sonra buna üzüleceğimin farkında değildim açıkcası 🙂

Direk bölüme gelip derslere başladım ama efendim “çan eğirisiymiş”, “bağılmış” hatta “harf notuymuş”, “krediymiş” nedir bilmedim. Belki bu benim eksikliğim hiç girip araştırmadım da. Ama o anki psikolojiyle bunu anlamam mümkün olmayacaktı fazla. Bunu birilerinin anlatması iyi olurdu şahsen. (bu bir öneridir ilgili makamlara)

Gelelim derslere. 1. Sınıfta türkçem ne kadar iyi olursa olsun (ki hadi ben azerbaycandan geldim) hocalarımı arkadaşlarımı sadece dil olarak anlayabiliyordum terimleri fazla iyi anlayamıyordum. Haliyle bu derslerimi etkiliyordu ama aslında ben de farkında değildim fazla. Çünkü hocaları, arkadaşlarımı net birşekilde anlıyordum. Ama derslerde anlatılan terimlerde sıkıntı çekiyordum. İlk başta bende sorun var bunları nasıl bilmem falan diyordum. Ama alakası yok bildiğin farklı işte 🙂 En basitinden örnek verecek olursak matematikte 1×1 türkçe – bir çarpı bir- azerbaycancada ise –bir vurag bir – olarak seslendiriliyor. (gülmeyin ya bunu anlıyordum örnekti sadece 🙂 ) Türkçe iyi olunca da hocalara efendim ben anlamıyorum bahanesinde bulunmanız da zor oluyor 🙂 Çatır çatır türkçe konuşuyorsun ama anlamıyorsun demezler mi haklı olarak 🙂 Ama gerçekten bahane değil bazı terimleri anlamadığın için dersleri de anlayamıyorsun. Bu günlük konuşmalarda da böyledir. Deyim haline gelmiş bazı kelimeler vardır arakadaşlarla konuşurken de fransız kalabiliyorsun. Örneğin buradaki “fransız” kelimesi de böyle bir kelimedir 🙂

“ Burada bir komik olayı da anlatıp kendimi rezil etmeden duramayacağım açıkcası 🙂 İlk geldiğim sene şöyle bir olay yaşamıştım. Okula geldiğimde bir arabanın arkasında “Atam izindeyiz” yazıyordu. Okudum hmm dedim geçtim. Düşündüm acaba bugün önemli bir gün mü diye ama değildi. Başka bir gün bir iş hanının yanında da aynı yazıyı gördüm. Büyük harflerle “ATAM İZİNDEYİZ” yazıyordu. Allah Allah dedim herkes çalışıyor bunlar neden böyle yazmış, bugün de özel birgün değil ki. Bunlar ne kadar izin kullanıyor demiştim. Aylar sonra öğrenmiştim ordaki “İZİN” kelimesinin takip anlamında olduğunu, çalışma izni anlamında olmadığını.” Evet bu her yabancı uyruklu öğrencinin yaşadığı bir olay değil belki ama ilk geldiğindeki o alışma evresinde neler yaşanıyor bir bilseniz 🙂

Tüm bunlara rağmen Türkçe Sözlü anlatım ve Yazılı Anlatım diye bir dersimiz vardı zorunlu. Ki ben bu derslerden AA ve BA ile geçtim 🙂 Bunu arkadaşlara ilk söylediğimde bazılarıyla alay etmiştim. Çünkü kalmışlardı türkçe dersinden ya da düşük not almışlardı. Ama nerden bileceklerdi benim farklı bir bölümden aldığımı bu dersi 🙂 Çünkü ilk 3 hafta bunu ben de bilmiyordum. Kimse söylememişti. (Bu bir ipucudur. Yabancı uyruklu arkadaşlar ilk sene almanız gereken türkçe dersini üniversitenizdeki Türk Dünyası Araştırma Enstitüsünden almanız gerekir. Ya da artık üniversitenizde başka hangi alternatif varsa oradan. Bunu malesef size söyleyen olmayabiliyor.)

Bunun dışında bir de ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ diye bir ders vardı. Bu dersi yabancı uyrukluların alması ne kadar doğru bilemiyorum. Bunu bir hakaret olarak kesinlikle algılamayın. Zira Atatürke olan saygımı türkiyede geçirdiğim 5 sene zarfında katıldığım birçok programın başındaki saygı duruşunda gösterdim ve üzülerek söylemem gerekir ki ben saygı gösterişinde bulunurken türk vatandaşı bazı insaların şakalaştığının, konuştuğunun ya da gülüştüğünün şahidi oldum.

Evet bu ders bence ya biraz daha basitleştirilerek öğretilmeli yabancı uyruklu öğrencilere ya da başka bir çare bulunmalı. Zira bu dersten Türk arkadaşlarımız bile kalabiliyorken yabancı uyruklu öğrencilerin daha önceden hiç Atatürk tarihi öğrenmeden türkiyeye gelip 1 dönem gibi kısa bir sürede bunları öğrenip geçmesi beklenilemez. Zaten genelde dersin öğretmeni ile konuşup kendi ülkenin tarihi ile ilgili bir ödev alıp sunum yapıp öyle geçiyorsun. Tabi bu da dersi veren öğretmenin insiyatifine bağlı bir durum. (bu da bir ipucuydu yabancı uyruklu öğrenciler için).

Yabancı uyruklu öğrencilerin Türkiyeye gelmesi için devletin birçok uğraşı var aslında. En azından bu medyaya böyle yansıtılıyor. Benim eleştirdiğim konu aslında şudur:

– Madem Türkiyeye yabancı uyruklu öğrenci gelmesini istiyorsunuz neden eğitim programlarını hazırlarken bu eğitim programlarının yabancı uyruklu öğrencilere de gösterileceğini düşünmüyorsunuz? Yukarıda belirttiğim gibi Türkçe dersini yabancı uyruklu öğrenciler kendi bölümlerinde değil Türk Dünyası Araştırma Enstitüsünde görüyorlar. Farkı orada görülen türkçe eğitimi biraz daha basite indirgenmiş oluyor. Diğer birkaç derste de bu yapılabilir zannımca.

Tüm bunlara rağmen üniversitede birşey öğrenmedim diyemem. Çok şey öğrendim. Gerçekten. Bu yüzden Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi tüm öğretmenlerine, araştırma görevlilerine, personeline sonsuz teşekkür ederim.

Umarım bu yazdıklarım yanlış anlaşılmaz 🙂 Amacım yeni gelen yabancı uyruklu öğrencilere yardımcı olmak. Türkiyeye geldiğim ilk senede bunların birçoğunu bilmediğim için sınıf tekrarı yapmıştım. Sonra aslında ne kadar basit olduğunu öğrenmiştim. Ama kendim öğrenmiştim. Keşke demek istemiyorum. Ama bunların ilk senede yabancı uyruklu öğrencilere anlatılması gerekir. En azından eğitim sistemini tanıtmak gerekir.

Tekrar yazımın yanlış anlaşılmamasını rica ediyorum. Zira türkiyeye olan bağlılığımı bilen biliyor. Ayrıca bu bağlılığı yine yazımda belirttiğim gibi katıldığım birçok programda İstiklal Marşını okuyarak göstermeye çalıştım ve ne yazık ki Türk Vatandaşı olup İstiklal Marşını okumayan birçok insan da gördüm.

Türkiyede okuduğum için mutluyum, bir daha seçim yapacak olsam yine Türkiyeyi ve Ege Üniversitesini seçerdim kesinlikle 😉

8 yorum yapılmış

    hami KOÇ

    sabırsızlıkla bekliyorum…

    28.07.2011, 3:47:12

    hami KOÇ

    en son 5 bolumde kaldık banner ve footer bölümünü tablo içine aldım. icerik ve katagorileride tablolara alsam kaymaları önlermiyim veya sıkıntı yaşarmıyım?

    28.07.2011, 3:52:44

    yahya

    Eleştiriler bukadarsa memnunsun demektir anar hocam. O kadar çok eksik varki! O kadar çok yanlış… Saymakla bitmez. Türkiye ile İzmir'de tanışmış olmanı bir şans olarak gör derim. içanadolu, doğuanadolu,güneydoğu hatta karadenizde okumakda nasibinde olabilirdi. Türkiyenin farklı yüzünü…neyse uzayacak. Ben hiç yurtdışında okumayı düşünmedim. Neden farklı bir ülkede okumak istiyeyimki?

    29.07.2011, 7:40:45

    sümeyra

    söylediklerin yerinde ve güzel fakat şunu bil ki üniversiteye geldiğimde ben de çan, bağıl, harf notu vs nedir bilmiyordum. Sanırım bunları kendi kendimize düşe kalka öğrenmemiz isteniyor :))

    31.07.2011, 5:56:56

    mustafa çelen

    MERHABA HOCAM. Bende Azerbaycan Bakü Devlet Üniversitesinde UYGULAMALI MATEMATİK(Tətbiqi riyaziyyat) okudum. dil konusunda bizlerde aynı sorunu yaşadık. matematik ve programlaştırmada bazı terimleri bilmediğimizdeden dolayı dersi tamamen anlayamıyorduk. ancak arkadaşlarımız uygulama yapınca anlayabiliyorduk ve buda bizim dersi geriden takip etmemizi sağladı. tabi bu geriden takip etme fazla uzun sürmedi. bir sene içinde ortama alıştık (bu alışma tüm öğrenciler için geçerli değil). başaka yöntemler deniyen arkadaşlar oldu ama ben bu yöntemi hiç kabul etmedim.. ben orda burslu okuduğumdan o yöntemle geçmeyi kendime yakıştıramazdım. AZERBAYCANDA çok güzel 5 senem geçti 🙂 çok süper hocalarla tanıştım(Orda sistem biraz RUS eğitim sistemine çok yakın, biraz ezbere dayalı ve pratik yapma şansı çok az.). çok güzel mekanlarda bulundum. benim fikrimce her TÜRKİYELİ vatandaş oralara gidip, oraları gezip görmeli. sakın orda kalacak yer sorunu yaşarım diye düşünmeyin. çünkü AZERBAYCAN halkı çok misafirperver, sizi açıkta ve aç bırakmazlar :)iyiki varsın AZERBAYCAN.

    31.07.2011, 11:57:58

Yorum yapın..

isim yerine gerçek isim ve soyisim yazılmadan yapılan yorumlar kesinlikle onaylanmıyor bilginiz olsun.


%d blogcu bunu beğendi: